Buruk Bir Ramazan

0
1016

Buruk Bir Ramazan

Şehri Ramazan’ın arefesinde olduğumuz bu dönemde Müslümanlar çok sıkıntı çekiyor. Çektikleri sıkıntıları ve zulümleri anlayamıyoruz. Acılarına ortak olma paydasında bir türlü doğruyu, olması gerekeni bulamıyoruz. Neredeyse bütün İslam beldeleri işgal altında ve Müslümanlar zulüm idareler baskısıyla eziliyor…

5

 Bu işgali bu insanlık dışı zulümleri bir şekilde artık nihayetlendirmeliyiz. Müslüman olmak beş vakit namaz kılmaktan ve oruç tutmaktan ibaret değildir. İslam, Müslümanlara her yerde ve her şekilde birtakım görevler yüklüyor.  Peygamber efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), kardeşlerimizin acısıyla dertlenmeyi ve kederlenmeyi onlara dua etmeyi öğütler eğer onların acısıyla dertlenmiyorsak da bizleri kendinden olmamakla tehdit eder. Bir çok kez belirttiğim üzere, Ümmetin kurtuluşu birlik ve dirlik olmaktan geçiyor. “Onlardan bana ne?” zihniyetiyle hareket etmek bize hem dünyayı hem de ahireti kaybettirecektir. Ramazan’ın kapımızda olduğu, ümmetin dualarının kabul olunacağı, şeytanın zincire vurulacağı bu dönemde ellerimizi semaya kaldırarak daha çok dua etmemiz gerekiyor. Müslüman kardeşlerimize karşı elimizden hiç bir şey gelmiyor dememeliyiz. Çünkü avuçlarımız arasında Rahman’a açılan bir kapı var. Göz yaşlarımızın hürmetine kabul olunacak dualarımız var.

“Gücü olan gücü yettiğince kötülüğü düzeltsin”

Her yer kan gölü : ‘Mısır, Yemen, Libya, Suriye ve Filistin’ baktığımızda zalimin sürekli zulüm etmekte olduğunu görüyoruz. Her beldede ve her yerde kan, gözyaşı ve acı var. Bu listeye 2 hafta önce Irak’ta eklendi. Acaba diğer Müslüman ülkelerinde nasıl bir Ramazan olacak hiç düşündük mü? Ortalama rakamla günde 500 kişinin öldüğü, bin kişinin de yaralandığı, yüzlerce kişinin sakat kaldığı, camilere ve iş yerlerine havan toplarıyla saldırıldığı bir Ramazan nasıl olabilir ki sizce? Müslümanın görevi bunları unutmamakla birlikte dualarını kardeşlerine eksik etmemektir. Elinden geleni ardına koymamaktır. Gücü olan gücü yettiğince kötülüğü düzeltsin Hadis-i şerifine mahzar olmaktır.

-Yüzümüzü Mısır’a çeviriyoruz. Orada da durum hiç farklı değil. Yaklaşık 1 sene önce, 3 Temmuz’da yine Ramazan ayına girileceği zamanda olaylar patlak vermişti. Mısır’ın seçilmiş meşru lideri darbeyle indirilmiş. Cunta yönetimi Rabiatul adeviye meydanlarında gösteri yapan halkın üzerine gerçek mermilerle saldırmıştı.

-Doğu Türkistan, Müslüman halka oruç tutmak yasak, Başörtü giymeleri yasak, yasakların yanında baskı şiddet ve asimilasyon var. Hamile kadınların karınlarından çocukları söküp alınıyor, koydukları sınırlara riayet etmeyen Müslümanlara kan kusturuluyor.

-Ya İsrail’e ne demeli? Yaptığı katliamlarla bütün insanlığa kara bir leke olan İsrail, Ramazan ayına girilirken Filistin’e karşı yaptırımlarını ağırlaştırmış, onların özgürce Mescid-i Aksa’ya girmelerini bile engellemiş durumda. İslam düşmanlarına bedduacıyız, Allah’ın azabı onlarla olsun.

-Afrika beldelerinde de durum oldukça kötüye gidiyor. Hristiyan kabileler, acımasızca saldırıyor. Vahşice katliamlar işleniyor, Müslümanlar diri diri gömülüyor, ateşler içerisinde yakılıyor.

Bu Ramazan’a da yine geçmiş Ramazanlarda olduğu gibi sıkıntılar içerisinde giriyoruz. Allah (celle celalühü) Müslümanlara güç, kuvvet versin. Birlik ve dirlik olabilmeyi nasip eylesin. Allah (celle celalühü)  bize kardeşlerimizin derdiyle dertlenebilmeyi nasip eylesin. Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Selam ve dualar

http://egemendogan.blogspot.com.tr/2014/06/buruk-bir-ramazan.html

Bu konu hakkında yorum yapmanız bizim için önemli

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.