Bir Şey Eksik Ama Ne?

0
17
Bir Şey Eksik Ama Ne
Bir Şey Eksik Ama Ne?

İnsanoğlu yaratılışındaki program gereği maddi ve manevi ilişkiler kurma, hayattan tat alma ve içerisindeki boşluğu doldurma eğilimi içerisindedir. Her insan ömrünün belli dönemlerinde benliğini karşısına alır “Bir şey eksik… Bir şey… Ama ne?” sualini sorar. Fakat verecek bir cevap, söyleyecek bir söz bulamaz. Peki, nedir bu şey?

İşte o şey;

– Alemleri ve alemler içerisindeki her zerreyi “Kun” emriyle “Yekûn” nizamına sokan Hak Teâlâ’ya dualarla yalvarmaktır.
– Bir lahza ümmetinden vazgeçmeyen ve yaratıcıya olan miracında dahi ümmetini Rabbinden niyaz eden Habîbullah’a ümmet olmaya çalışmaktır.
– Dünya devletinin kusursuz, sahih ve en adil kanun kitabı Kur’an-ı Kerim’e sımsıkı sarılmaktır.
– Zaman hâkiminin ücra raflara müebbet hükmüyle boyun büktürdüğü, kırılgan mahkum kitaplara sahip çıkmaktır.
– Bedene can, ruha vicdan pompalayan, yumruk kadar et parçasını ilahi aşk ile doldurmaktır.
– Rabbine vasıl olan miraç basamaklarında, âdemoğlunun yaşamını resmeden namazı (Tekbir ile doğar, kıyam ile yaşar, rukû ile yaşlanır ve secde ile ölür) tadili erkân üzere ifa etmektir.
– Kurulacak yüce divanda her namaz için şahit tutulan seccadeyi “Rahmân’ın engin rahmetinden bir katrede bize yok mu?” hıçkırıklarıyla inletmek ve her damlasında tövbe yüklü gözyaşıyla ıslatmaktır.
– Bir birine iplikle bağlı, otuz üç adet çarklı ve ihya etmeye programlı bir saati (Tesbihi), dört kapaklı hapishane duvarları içerisinde horuldamakta olan vicdanı, uyandırmak için zırıl zırıl döndürmektir.
– Günlük hayatın temposundan yorgun düşmüş tembel bedene, televizyon illetinin başında zaman katilliği yaptırmak yerine, eşine kulluk denilen dikenli yolda, cennet denilen gül bahçesine gitmesindeki rehberi olmak ve ilgisizlikten teknoloji bağımlısı olan çocuğunun elinden tutup, yaratanı ve yaratılma amacını yaşayarak anlatmaktır.

Ey Mü’min! Dışı atlas libas giymiş içi dünya hevâsının gazıyla dolu yaşantıların yenilenme vakti gelmedi mi? “Olsun… Dışı aba olsun ama içi manevi huzurla dolsun!” diyen dedelerin nenelerin mutlu ve mesut hayatından bir kublede sen, paye murad ediyorsan, yaşantını Hakk’ın nizama göre biçimlendirmen ve uygunsuz kısımlarını budaman icab eder.

İstiklal marşımızın şairi Mehmed Akif Ersoy dizelerinde ne diyor?

“Allah’a dayan, saye sarıl (çok çalış), hükmüne ram (razı) ol!
Yol varsa budur bilmiyorum başka çıkar yol!”

İşte âdemoğlunun ömrünce ne olduğunu bilmeden özlemini çektiği şey budur.

İlginizi Çekebilir: Her Büyük Küçüktü

Bu konu hakkında yorum yapmanız bizim için önemli